Yazıyı okumadan önce eğer henüz yapmadıysanız bu yazıya bir kez göz atmanızı öneririm.
 

08:08 18 Temmuz 2015. Tahmini bir yarım saattir falan yarı uyanık bir şekilde yatakta yatıyorum. Ama çok az uyanık şekilde. Zihnimde bir düşünce çorbası, bulanıklık ve ben bunun içinde yüzüyorum. Yavaş yavaş uyanıyorum ve bunun farkına varıyorum. Yatay pozisyonda zihnim çok daha aktif oluyor onu biliyorum ama bu uyku halinden çıktığım anda zihnin bu kadar aktif ve bulanık oluşunun bu düzeyde yeni farkına varıyorum. Rüyalarımı da pek hatırlamıyorum bu gece gördüğüm. Şimdi bedenen dikildim ama henüz uyanmadım. Yine de zihnen açık bir dille yazma kapasitesi hissediyorum. Ama biraz meditasyondan sonra çok daha net olacağımı hissediyorum. Gözler hafif bulanık görüyor. 08:12.

08:14 Ufak bir ek olarak uyandığımda yüzüstü yatıyordum başım hafif yan ve yastıkta olarak. Gün içindeki meditasyon sonrası uzanmalarımda ise sırt üstü ve başım yastık tarafından kaldırılmış olarak uzanıyorum. Bunlar arasında bir fark olabilir zihin aktifliği bakımından. 08:16

08:57 Kedinin yumurtasını ateşe koyduktan sonra Ruhsal Kalp meditasyonuna oturdum. Zaman hızlı geçmiş. Zihnim şu an berraklaştı. Şu an merkezlenmiş, güne başlayacak kadar dinç, ve dingin bir zihin hissediyorum. Hayvanların yemekleri hazırlayıp, pazar yapıp, yoğurt falan yapıp onları beslemeye gitmem gerekiyor. Bu yüzden bir süre ara vereceğim. 08:59 18 Temmuz 2015

09:49 Pazar kurulmamış. Yoğurt da yapmayacağım bu durumda ama vardı geçen haftadan artan zaten çünkü bu hafta pek yemedim. Hayvanların türlüsünü hazırladım ve ateşe koydum. Mısır da kaynatıyorum bir tane bonus olarak. Bayram bonusu 🙂 . Hafif bir açlık hissettim şimdi. Ama geçti. Henüz su da içmedim ama şimdi içeceğim. Ruhsal Kalbe odaklanma çabamı arttırıyorum. Yemeği hazırlama süresince merkezli hissettim kendimi pek bir çaba da harcamadım. 09:51.

10:34 Pek derine inmediğim ara ara yemeklerle ilgilendiğim bir meditasyon zamanı geçirdim. Kalbimdeki enerji ağır ağır sallıyor beni, çok hafif fiziksel bir sallanma var, dışarıdan çok dikkatli bakmadan anlaşılmaz herhalde. Blogun istatistiklerine baktım. Belli bir kitle izliyor ve takip etmeye başlayanlar var. Bunu umursamak istemiyorum veya buna odaklanmak istemiyorum. Tabii ki insanların blogdan faydalandıklarını bilmek devam etmem için bir etki olacaktır. Bunu zaten kendi içimde olarak hissettiğim için paylaşıyorum yazdıklarımı öncelikle. Yani hangi halde devam edersem yazdıklarımın faydalı olacağını biliyorum. Geri kalan ayarlamaları evren kendisi yapıyor, kimi getirecekse getiriyor bloga, kimi götürecekse de götürüyor. Ben de çok şey öğrendiğim Lincoln Gergar’ın sitesindeki yüzlerce videodan hangisine ilgi duyduysam, hangi konu o an ihtiyaç duyduğum bilgilerle alakalı ise onları okudum, izledim yıllar boyunca. Veya tabii ki Google’dan. İlgi duyduğum merak ettiğim konuları aradım, sağolsun Google, tak diye çıkarıyor, çok büyük bir hizmet görüyor. 15 yılı geçkin bir süredir Google’dan faydalanıyorum ve şu an hesabını tutamayacağım kadar çok açıldı ufkum ve yeni tecrübelere imkan buldum Google sayesinde. Faydalandığım kişilerden en önemli gördüklerim öncelikle Lincoln Gergar, sonra Akahi ve Camila çifti (Daha çok Akahi) ve onlardan aşağı kalmayacak şekilde Osho, ama Osho iki ucu keskin bir bıçak gibi idi.. olsun. Bana o lazımmış, ondan da çook şey öğrendim. Eckhart Tolle de başlarda Şimdinin Gücü ismi kitabıyla bende iz bıraktı. Ondan öncelerinde ve o dönemlerde Morty Lefkoe’nun metodunu da epey kullandım. Ondan da çok şey öğrendim. Daha öncelerinde Tony Robbins, Brian Tracy, Bob Proctor gibi kişisel gelişimde ünlü simaları da takip ediyordum. Ve tabii ki Steve Pavlina. Steve Pavlina’nın blogu çok zengin içeriğe sahiptir ve benim için sanırım 2006 ya da 2007 den itibaren çok ufuk açıcı olmuştur. Halen de arada bakarım ne yapıyor diye. Tony Robbins, Brian Tracy, Bob Proctor gibi kişisel gelişim uzmanları bende epey bir karmaşa yarattılar, çünkü mesajları henüz egosal boyutta idi. Steve Pavlina’nın da egosu kuvvetlidir ama kalbini de izler. Hepsinden kendi seviyeleri dahilinde ve o an bulunduğum seviyeye hizmet edecek derslere vesile olacak tecrübeleri yaratacak bilgileri aldığımı düşünüyorum. Şimdilik aklıma gelen önemli kişiler bunlar. Teal Swan’dan da bahsedeyim ve Victoria Vives Khuong. Teal Swan, kendi karanlık tarafına rağmen insanlara yardım etme çabasını gösteren ve emek veren bir insandı. Ondan insanlara son aşamaya gelmeden de yardım edebileceğimi öğrendim. Victoria ise saf enerjisi ile güzel bir ışık olmuştur benim için. Anick Gervais henüz olgunlaşmamış, tecrübe kazanmamış ama sevgiye önem veren karakter yapısına bir örnek oldu.. Bir çok böyle insanın Facebook sayesinde de farkına vardım. Tabii hayatın kendisi bir bütün olarak asıl öğretmenim oldu. Sayısız kişiden, karşıma çıkan herkesten birşeyler öğrendim aslında. Şimdi tarlaya gitme zamanı. 10:50 17 Temmuz 2015